Şampiyonlar Ligi grup aşamasının ikinci turunda Slavia ile Borussia, Prag'daki Eden Arena'da karşı karşıya geldi. İki takım da turnuvaya beraberlikle başladı: Slavia, Milano'da Inter'le 1-1 berabere kalırken, Borussia Dortmund ise Barselona ile golsüz berabere kaldı. Gruptan çıkma mücadelesinde her iki takım için de bu maçı kazanmak önemliydi. Kendi evinde mücadele eden Slavia, Eden Arena'daki tribünleri dolduran taraftarların desteğiyle sahadan büyük bir destek gördü. Maça iyi bir fiziksel hazırlık ve iyi bir mentaliteyle yaklaşan takımımız, elinden gelenin en iyisini ortaya koymaya çalıştı. Pozisyon yaratabilecek ve maçın gidişatını değiştirebilecek kilit oyuncular sahaya çıktı. Slavia teknik direktörü, hızlı hücum oyunu ve güvenilir defans üzerine yoğunlaşarak dikkatli bir strateji hazırladı.
Borussia da kararlılığını gösterdi. Hücum odaklı oyun tarzıyla bilinen takım, üç puan alıp gruptaki yerini sağlamlaştırmayı hedefliyordu. Borussia Dortmund Teknik Direktörü, oyuncularını rakip kaleye karşı gol atabilecekleri her fırsatı değerlendirerek aktif şekilde hareket etmeye teşvik etti. Borussia için önemli bir faktör de özellikle Barcelona ile 0-0 berabere kalınan maçın ardından daha da önem kazanan hücumdaki gücünü gösterme ihtiyacıydı. Maçın başından itibaren iki takım da sahada aktif oynamaya başladı.
Slavia, kanatlardan topu kontrol etmeye ve tehlikeli anlar yaratmaya çalıştı. Takım oyuncuları sık sık oyunu geliştirmeye, kombinasyonlar yapmaya ve ataklar için boş alanlar bulmaya çalıştılar. Slavia'nın hücum oyuncuları Borussia defansına aktif olarak baskı kurdu, bu da gerginlik yarattı ve takıma çok sayıda korner kazandırdı. Borussia hücumda pes etmedi. Takım, hücumcuların hızını kullanarak hızlı karşı ataklara yöneldi. Borussia'lılar rakip savunma hattını aşmaya çalışarak, kaleye şut fırsatları yarattı. Slavia kalecisi, takımını oyunda tutmak için çok sayıda tehlikeli şutu kurtardı.
Zamanla oyun giderek daha da yoğunlaştı. Her iki takım da pozisyonlar buldu ancak bunları gole çeviremedi. Sahada tartışmalar yaşandı ve hakemler sık sık ihlalleri çözmek için oyunu durdurdu. Taraftarlar takımlarını aktif bir şekilde destekleyerek statta inanılmaz bir atmosfer yarattılar. Her an belirleyici olabiliyordu ve oyuncular baskıyı hissediyordu. İkinci yarıda Slavia oyununa agresiflik kattı. Aktif bir şekilde saldırmaya başladılar ve bu kısa sürede meyvesini verdi. Karşılaşmanın 65. dakikasında, sahanın ortasında yaptığı mükemmel bir kombinasyonun ardından Slavia oyuncularından biri, Borussia kalecisi ile karşı karşıya kaldı ve soğukkanlılığını göstererek maçın ilk golünü kaydetti. Stadyum sevinçten inlirken, takım ataklarına devam etmek için ekstra bir güç aldı.
Karşılaşmanın ilk dakikalarından itibaren Borussia inisiyatifi ele geçirdi, etkin pres ve top kontrolü sergiledi. Takım sahada aktif bir şekilde hareket ederek rakibi kendi yarı sahasında sıkıştırmaya çalıştı. Borussia Dortmund oyuncularının hücum hattında yüksek oynaması, Slavia defans oyuncuları üzerinde baskı oluşturdu. Ancak Slavia, savunmasını ustalıkla yaptı ve hücumcularının hızını kullanarak rakibin planlarını bozan tehlikeli karşı ataklar başlattı. Karşılaşmanın 35. dakikasında hücuma katılan Achraf Hakimi, Julian Brandt'ın pasıyla topu ağlara gönderdi. Savunmacıyı geçerek güvenli bir şekilde öne çıkan oyuncu, doğru anı seçerek uzak köşeye isabetli bir şut çekti ve maçta gol perdesini açtı. Bu gol sadece sonuç açısından değil, duygusal açıdan da önemliydi çünkü Borussia yükselişteydi ve farkı artırmaya çalışıyordu.
Bu golün ardından rakip takım üzerindeki baskısını sürdüren Borussia, bu fırsatı değerlendirerek üstünlüğünü pekiştirmeye çalıştı. Takım, sahanın ortasında hızlı kombinasyonlar yaparak oyunun hızını artırdı. Her oyuncumuz bu maçın öneminin farkındaydı ve genel galibiyete katkı sağlamak istiyordu. Tribünlerdeki taraftarlar takımlarını aktif bir şekilde destekleyerek, gerginlik ve beklenti dolu bir atmosfer yarattı. Ancak Slavia pes etmeyecekti. Kaçırılan golün ardından takım toparlandı ve mücadeleye aktif bir şekilde karşılık vermeye başladı. Savunmadan daha özgüvenli çıkmaya başladılar, uzun paslar ve kanatlardan atılan gollerle hücuma çıktılar. Slavia'nın tecrübeli oyuncuları daha sık ataklara katılmaya başlayınca, Borussia kalesine ek tehditler oluştu.
Borussia'nın kalecisi, kalesini olası tehlikelerden korumak için tüm hünerlerini kullanmak zorunda kaldı. İkinci yarının ortalarına doğru Slavia tehlikeli ataklar yapmaya başladı. 60. dakikada Slavia'nın hücum oyuncularından biri gol pozisyonuna girdi ancak onun şutu Borussia savunması tarafından engellendi. Bu durum takımın daha agresif olmasına yol açtı. Slavia Teknik Direktörü, hücum hattına enerji katmak için oyuncu değişikliği yaparak yeni oyuncularla sahaya çıktı. Yapılan değişiklikle takım oyununa yeni bir dinamizm kazandırılan bu operasyon başarılı oldu.
75. dakikada Slavia, golle farkı açmayı başardı. Korner atışı sonrası Borussia ceza sahası içindeki karışıklıktan faydalanan defans oyuncusu, kafa vuruşuyla topu ağlara göndererek skoru eşitledi. Bu kritik anda stat, takımlarını destekleyen taraftarların coşkulu tezahüratlarıyla doldu. Rakibinin oyuna geri döndüğünü gören Borussia, gerginleşmeye ve konsantrasyonunu kaybetmeye başladı. Karşılaşmanın kalan dakikalarında her iki takım da galibiyet pozisyonları bulmaya çalıştı. Borussia yeniden öne geçmek için mücadeleye geri döndü. Slavia savunmacıları arasında gerginliğe yol açan bir dizi atak gerçekleştirdiler.
Bu galibiyetle Borussia, iki maç sonunda 4 puan alarak gruptaki konumunu sağlamlaştırdı. Takımın başarısındaki en önemli etkenlerden biri de Achraf Hakimi'nin performansı oldu. Hücumlara katılma ve gol atma yeteneği, onun çok yönlülüğünü ve takım için önemini vurguladı. Sağ bek mevkiinde görev yapan Hakimi, olağanüstü bir kondisyon ve taktiksel farkındalık sergiledi. Sadece savunmada güvenilir bir oyun sergilemekle kalmadı, aynı zamanda takımının hücumlarına da aktif destek vererek kanatlarda ek tehlike yarattı. Saha içindeki hareketliliği, oyunu okuyabilme ve hızlı karar alabilme yeteneği Borussia'nın başarısının anahtarı oldu. Takımın teknik direktörü, Hakimi'nin aynı anda sahada birden fazla rolü üstlenebilmesi nedeniyle oyuna katkısının çok değerli olduğunu belirtti.
Slavia karşısında alınan galibiyet takımın moralini de yükseltti. Şampiyonlar Ligi'ne kötü bir başlangıç yapan ve Barcelona deplasmanında galibiyet alamayan Borussia'nın ardından bu başarı rahat bir nefes aldırdı. Oyuncular yeteneklerine güvenmeye ve grup içerisinde ilerlemenin mümkün olduğuna inanmaya başladılar. Her biri, sadece kazanmanın değil, aynı zamanda sadece rakiplerin değil, aynı zamanda taraftarların da saygısını kazanacak kaliteli bir futbol sergilemenin önemli olduğunu anlamıştı. Borussia'nın oyununun önemli bir yönü de takımın kolektif ruhuydu. Oyuncuların bireysel yeteneklerine rağmen, tüm takımın koordineli hareketleri galibiyeti getirdi. Oyuncular birbirlerine aktif destek verdi, hücum anları yarattı ve savunmada güvenilir davrandı. Teknik heyet, takımın güçlü yönlerini etkili bir şekilde kullanabilmesi için taktiksel anlamda çok çalıştı.